Süâl: Şerîat-ı Muhammediyye’de, dâru’l-harbde ömür sürmek mecbûriyyetinde kalan mü’minler, dâru’l-harbin hudûd-ı Şer’iyye’yi tatbîk etmemesi hasebiyle, hudûd-ı Şer’iyye’yi bi’z-zât kendilerinin tatbîk etmeleri sahîh midir ve işbu tatbîkâtı yapanların vaz’iyyet-i dîniyyeleri nedir?

Cevâb: Aslâ ve kat-â sahîh olmamasının ötesinde, sūret-i kat’iyyede harâmdır.

Ve süâlde mezkûr mü’minlerin, meselâ, bir kâtili “kısâs” diyerek katl etmeleri hâlinde, bi’z-zât kendileri aynen katl etdikleri kimse gibi, kâtil olmalarına binâen, her biri fâsik olur. 

Zîrâ, hudûd-ı Şer’iyye’yi tatbîk ameliyyesi , bi’z-zât Allah -Azze ve Celle- tarafından, halîfeye vazîfe olarak verildi ki, devlet otoritesine istinâd etdirilmeye muhtâç tatbîkâtda, şahıslar kendi kendilerine hareket edip de, dâr-ı dünyâyı hâl-i hâzırdakinden daha bedter bir dâru’n- nedve kılmasınlar.!

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here