Süâl: Şerîat-ı Muhammediyye’de, dâru’l-harbde kumarhâne, İslâmî olma iddiâsı olmayan sigorta acentesi ve “İddiaa”, “Sayısal Loto/Toto”, “Şans Topu”, “On Numara”, “Ganyan” ve benzeri bâyilikleri  işletmenin ve “Millî Piyango”, “Kazı Kazan” ve benzeri biletleri satmanın hükümleri nedir ve işbu yolla elde edilen paralar/mâllar câiz/halâl olur mu?

Cevâb:

Şu;
1- Mezkûr işlerin/akidlerin yapıldığı mahallin dâru’l-harb
hudūdları dâhilinde olması.

2- Mezkûr işleri yapmakda olan mü’min kimselerin, dâru’l-harbe,
dâru’l-harb reîsinin izniyle/pasaport-vize ile girmiş olması veyâhūd
dâru’l-harb tebeâsından olması.

3- Mezkûr işleri yapmakda olan mü’min kimselerin, müşterilerinin harbî olması.

4- Mezkûr işleri yapmakda olan mü’min kimselerin, müşterileri olan harbîlerle yapdıkları muâmelâtın/akidlerin herhangi bir cebir, aldatma, yalan, hîle olmaksızın, tamâmen işbu harbîlerin rızâsıyla tehakkuk etmesi.

5- Mezkûr işleri yapmakda olan mü’min kimselerin, müşterileri
olan harbîlerle yapdıkları muâmelâtdan/akidlerden sūret-i kat’iyyede
kârlı çıkması.

Şeklindeki şartların tamâmının vücûd bulması hâlinde câiz/halâl olur.

Zîrâ, Şerîat-ı Muhammediyye’ye binâen, dâru’l-İslâmda vücûd bulan mâl emniyyeti, harbîlere şâmil değildir.

Yânî, mü’min harbînin, mü’min olmasına binâen, emvâl-i menkūlesinin dînen bir masūniyyeti olmasına rağmen, dâru’l-harbden dâru’l-İslâma hicret edip, dâru’l-islâm tebeâsından olmaması/olamaması [1] sebebiyle hukūka , gayr-i mü’min harbînin ise, kâfir olması ve zimmî statüsünde olmaması/olamaması [2] sebebiyle ne emvâl-i menkūlesi  ne de gayr-i menkūlleri ne dînen ne de hukūkan, masūniyyet  kazanabilmiş olmaması hasebiyle bir mü’min, İmâm-ı âzam Ebû Hanîfe Hazretlerinin (Aleyhi-r-rahme) vardığı hükümleri esâs alarak, Hanefî mezhebinin temel menba’ kitâblarından çıkartıp, mâddelemek sūretiyle, yukarıya kayıd etdiğim 5 şarta istinâd etmek mutlak şartının vücûd bulması netîcesinde, [3] her harbînin her nev’ mâlına, utmakla sâhib olmak câiz/halâl olur.

DİP NOTLAR
[1]/[2] Zîrâ, ma’a’l-esef şu ân, dâr-ı dünyâda bir dâru’l-İslâm dahi mevcûd değil.!.
[3] Fi’l-hakîka, pasaportsuz-vizesiz bir şekilde dâru’l-harbe giren bir mü’minin, gayr-i mü’min harbîlerin mâllarını, hiçbir akid yapmak ve rızâlarını aramaksızın alması câiz/halâl olmasına rağmen, kuvvetsiz olmasına binâen, cânını tehlikeye atmak ve başındaki belâyı arttırmak
netîcesinin hâsıl olma ihtimâl-i kebîrinin, bugünki dâr-ı dünyâda kemâl-i kuvvet ile mevcûd olması hasebiyle, böyle bir işe yeltenmemek lâzımedir.

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here